23 Eylül 2009 Çarşamba

toparlanmak.

cümlelerimi toparlayabilirsem söylemek istediğim birkaç şey var aslında. uzun ve derin. toparlanmam lazım. her şekilde hem de. ve sanırım bunun için en iyisi toplanıp gitmek. bir süre için en azından. ama ben bunu kendime kaç aydır söylüyorum zaten. sürekli söylenip de hiçbir şey yapmayan insan olmaktan nefret ediyorum. o zaman kendimi 60 yaşında, hiçbir şeyden memnun olmayan, her fırsatta romatizmalarından şikayet eden hipokondriyak teyzeler gibi hissediyorum [belki de geleceğimi tanımlıyorum]. ve ben aslında bu teyzeleri pek de sevmiyorum. ama uzun zamandır onlardan pek de farkım yok, hipokondriyak olmak dışında. zaten romatizmalarımı şikayet konusu etmem pek. neyse. bu bayram boyunca s. ile mesajlaştım. bir bakıma çok iyi geldi. sanırım bazı yönlerden hissettiklerimiz birbirine çok benziyor, bundan sanırım iyi geldi. dün gece son mesajını attı. en azından uzun bir zaman bana mesaj yazamayacağını söyledi. ben de tamam dedim. o bana artık yoldaş diyor. yarın okullar açılıyor ve okula çok kızgınım, bir kez daha. aslında dikbaşlı ve mücadeleci bir insanım. ama artık okulla tartışmaktan bıktım. ne önemi var ki diyorum bazen. şu an playlist'imde yasemori ve the last shadow puppets var. geçen kış da ikisini aynı dönemlerde dinlemiştim. ama tekrar onları dinlemeye başlamam depresyon habercisi değil. ben öyle umuyorum. paragraf yapmadım hiç. zaten cümlelerim çok anlamsız. her şeyden bahsetmek istersem de hiçbirinden bahsetmedim aslında. neyse paragraf yapmadım. ilkokul hocası satırbaşı derdi yeni bir paragrafa geçeceğimiz zaman. o zaman bazı arkadaşlar deftere satırbaşı yazardı. hep komik gelirdi bu. ama niye aklıma bu geldi bilmiyorum. zaten bu yazı da burada bitiyor. satırbaşı yok. yasemori konuşmak dedi.

17 Eylül 2009 Perşembe

broken social scene.

üşenmekten vazgeçebilirsem bahsedicem. hadi bakalım.

16 Eylül 2009 Çarşamba

durum vahim.

bir arkadaşım "al mektuplarını, ver mektuplarımı" [take your letters, give my letters] demişti bir keresinde. hem de bir italyana. durum vahim.

abanoz.

tarihçinin "yakamoza benzeyen bir adı vardı, hatırlayamadım bir türlü" diye bahsettiği ağacın isminin abanoz olduğunu bildim diye insanlar beni garip karşılıyor.

14 Eylül 2009 Pazartesi

roma-tik insan.

17 yaşındayım ve romatizma sahibiyim. ya.

08 Eylül 2009 Salı

derste canı sıkılan 2 insan olarak,

sü ve ben bugün dersanede çok salak şeyler yaptık. yaprak testlerden kule yapmak ve yanyana oturduğumuz halde mesajlaşmak gibi. şimdi böyle söyleyince komik gelmiyor ama biz çok eğlendik. cidden.

03 Eylül 2009 Perşembe

uzun zamandır bilmeme rağmen denali dinlemeye bugün başlamış biriyim.

geç olsun da güç olmasın.*

*aslında bu lafı hiç sevmem. (bkz: 175239834 kere kullanılmaktan dolayı anlamını yitirmiş kelimeler)